Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Osmanlı-Malay Dünyası Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın

ENDONEZYA

Güneydoğu Asya’da, Hint ve Pasifik Okyanuslarında bir ada ülkesi olan Endonezya, Ekvator boyunca uzanan bir adalar topluluğu olarak, dünyanın çevresinin 1/8’lik bir kısmında yer alır. Endonezya Adaları, Büyük Sunda Adaları (Sumatra, Java, Brunei Adası’nın güney kısmı ve Sulavesi) ve Küçük Sunda Adaları (Bali ve Doğu Timur’a dek uzanan adalar), Sulavesi Adaları ve Yeni Gine Adası arasında kalan Maluka Adaları ve Yeni Gine (genelde Papua olarak bilinir) ’nin batı kısmında oluşmaktadır. Ülkenin başkenti Jakarta, Java Adası’nın kuzeybatı kısmında yer almaktadır. Endonezya, 21. yüzyılın başlarında Güneydoğu Asya’nın en kalabalık ve dünyanın 4. en kalabalık ülkesi durumundaydı.

Eskiden, Hollanda Doğu Hint Adaları olarak bilinen Endonezya 1945 yılında bağımsızlığını kazanana kadar bu ismi kullanmamış olmasına rağmen bu isim daha önce 1884 yılının başlarında Alman bir coğrafyacı tarafından kullanılmıştır. Bu ismin Yunanca, Hindistan anlamına gelen indos ve ada anlamına gelen nesos isimlerinden türetildiği düşünülmektedir. II. Dünya Savaşı’ndaki Japon İşgali (1942-1945) sonrasında Endonezya, 1945 yılında bağımsızlığını ilan etmiş olmasına rağmen, bağımsızlık mücadelesi 1949 yılında Hollanda bu durumu resmi olarak kabul edene kadar sürmüştür. Ülke günümüz sınırlarına, 1969 yılında Birleşmiş Milletlerin Yeni Gine Adası’nın batı kesiminin de Endonezya’ya ait olduğunu tanımasıyla ulaşmıştır. Eski Portekiz toprağı olan Doğu Timur (Timor- Leste) 1976 yılında Endonezya’ya katılmış olmasına rağmen, 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul gören bir referandum sonrasında bağımsızlığını ilan ederek 2002 yılında tamamen bağımsız bir ülke haline gelmiştir.

 

İklim

Endonezya iklimi gerek adanın yapısıyla gerekse çok yüksek ve sabit sıcaklığa sebep olan Ekvator’a olan mesafesi ile belirlenir. Buna ek olarak, Asya ve Avustralya'nın iki kırsal bölgesi arasındaki konumu, onu muson rüzgârlarının getirdiği mevsimsel yağış modellerine maruz bırakmaktadır.

Bölgesel sıcaklık değişimi, enlem yerine yüksekliğin bir fonksiyonudur. Sıcaklıklar, kıyı kesimlerinde en yüksek seviyededir. Yıllık ölçümlerde ortalama 25-30°C görülmektedir. 600 metreden yukarıda olan bölgeler önemli derecede soğuktur, ancak yalnızca Papua'daki Maoke Dağları kar yağışı almak için yeterince yüksektir. Jakarta'daki sıcaklığın gün içi farklılığı, Ocak ve Temmuz aylarındaki yüksek ve düşük sıcaklıkların farkından en az beş kat daha büyüktür; Jakarta'da son derece sıcak bir günde sıcaklık yaklaşık 38 ° C'ye ulaşabilirken özellikle serin bir havada 18 ° C'a düşebilir.

Yağış, aşırılığı ve dağılımına göre değişir. Endonezya’nın çoğu, aralık ayından mart ayına kadar yılın en büyük yağışını alır. Ancak orta Java'dan doğuya doğru Avustralya'ya, kurak dönem (Haziran ayından Ekim ayına)  giderek daha da belirginleşir; Timor ve Sumba Adaları bu aylarda çok az yağış alır.

 

NÜFUS

Endonezya, dünya nüfus gruplarından ikisinin, Batı'da Asyalıların ve doğudaki Melanezlerin buluşma noktasında bulunmaktadır. Endonezyalıların büyük çoğunluğu yüzyıllar boyu Araplar, Kızılderililer ve Avrupalılar ile önemli derecede karışmış olmasına rağmen, doğu Asya halklarıyla akrabadırlar. Bununla birlikte, doğu adalarında, insanların çoğu Melanez kökenlidir.

Endonezya ulusal sloganı olan "Bhinneka tunggal ika" ("Çeşitlilik içinde Birlik"), halkların, dillerin ve kültürlerin bir araya gelmesinden ortaya çıkan Endonezya nüfusunun olağanüstü çeşitliliğine atıf yapar. Ülke, 300'den fazla farklı etnik grubu ve iki katından fazla farklı dili barındırmaktadır ve büyük dünya dinlerin çoğunun yanı sıra çok sayıda yerel dini inançlar da mevcuttur.  Bu çeşitliliğe rağmen, çoğu insan Malezya kökenlidir, Avustronezya (Malayo-Polinezyaca) dillerini konuşmaktadır ve İslam'ı kabul etmektedir.

 

Nüfusun Etnik Dağılımı

Batı Adaları

Muhtelif etnik nüfusun yaşamakta olduğu Batı Endonezya, nüfusun etnik yapısı açısından 3 genel kategoride incelenebilir. Bunlar, iç kesimlerde pirinç yetiştiriciliği yapan topluluklar, kıyı ticareti, çiftçilik ve balıkçılık ile uğraşanlar ve değişimli olarak toprağı işleyen topluluklardır.

Birinci grup, tarihsel olarak Hindu (şu anda genel itibariyle Müslüman) olup, Java, Madura ve Bali Adaları’nda pirinç yetiştiriciliği ile uğraşmaktadır ve ülke nüfusunun 3/5’lik kısmını oluşturmaktadır. Çok eski zamanlara dayanan güçlü toplumsal ve geleneksel kültürü halen devam ettirmekte olan Javalılar, Sundalılar, Balililer ve Maduresliler bu grupta değerlendirilebilir.

Javalılar, Endonezya’nın en büyük etnik topluluğu olup nüfusun 1/3’ünü oluşturmaktadırlar. Javalıların çoğunluğu, yerleşim yerlerinin yoğun olduğu, ülkenin en kalabalık bölgeleri olan, Java‘nın orta ve doğu kesimlerindeki sulak arazilerde yaşamaktadırlar. Java Adası’nın ortasında bulunan Yogyakarta ve Surakarta, Java kültürünün ana merkezi olup geleneksel yöneticiler buralarda, siyasi olarak hiçbir güçleri olmamasına rağmen varlıklarını sürdürmektedirler. Java’nın batı kesiminde bulunan Bandung şehri, Javalılara yakın olmasına karşın dil ve gelenek açısından Javalılardan farklı olan Sundalıların ana yurdudur. Sundalılar, Javalılardan sonra ülkeden en büyük etnik gruptur.

Ülkenin en büyük üçüncü etnik grubu olan Maduralılar ise Java’nın kuzeydoğusunda bulunan Madura Adası’nda yaşamaktadırlar. Çeltik yetiştiriciliğine ek olarak birçok Maduralı sığır yetiştiriciliği de yapmaktadır. Java’nın doğusundaki Bali’de yaşayan Balililer karmaşık sulama sistemleri ve teras halindeki çeltik tarlaları ile bilinirler. Endonezya’nın tarihsel olarak Hindulaşmış olan toplulukları arasında Balililer, Hinduizm’i benimsemiş, tek göçmen olmayan topluluktur.

Güçlü bir şekilde İslamlaşmış olan sahil kesiminde yaşayan insanların oluşturduğu ikinci grup, etnik açıdan heterojen bir yapıya sahiptir ve Sumatra, Güney Sulawe, Makasar ve Bugis’ten gelmiş olan Malay halkını da kapsamaktadır. Sumatra Malayları, tarihte Avrupalılara karşı direnişleriyle bilinen, güçlü bir Müslüman bölge olan Sumatra’nın en kuzey uç bölgesi olan ve zengin tarım arazilerine sahip Açe’de ve Sumatra’nın güneydoğu kıyılarındaki tarım yapılan adalar olan, Bangka ve Belitung’da yaşamaktadırlar.

Makasar ve Bugis halkı çoğunlukla Güney Sulawe’nin kıyı kesimlerinde yaşarlar. Endonezya halkının çoğunluğu gibi pirinç yetiştiriciliği ile uğraşmalarına rağmen, geleneksel olarak gemi yapımıyla uğraşan denizci bir halktır. Makasar ve Bugis halkı genelde Endonezya’nın tüm sahil kesimi şehirlerinde varlık gösterirler fakat en güçlü oldukları yer Java’nın dışındaki bölgelerdir.

Üçüncü grup olan, toprağı belirli bir süre ekip daha sonra birkaç yıl dinlenmeye bırakarak tarım yapan topluluklar genelde, iklimin pirinç üretimine elverişli olmadığı topraklarda yaşarlar. Daha küçük ve izole olan bu topluluklar çok çeşitli kültürleri içlerinde barındırırlar. Güney Suwanes’in Toraja halkı, Kuzey Sumatra’daki Batak halkı ve Kenyah, Kayan, Ngaju ve Embaloh gibi Kalimanton’un iç kesimlerinde yaşayan halklar (genel olarak Dayaklar diye bilinir), bu tür tarım ile uğraşanların en çok bilinenleridir.

Bu üç grup dışında, Batı Endonezya’da yaşayan fakat bu üç grup içerisinde değerlendiremeyeceğimiz iki önemli grup daha vardır; Endonezya’da özel bir konuma sahip olan, Orta-Batı Sumatra’da yaşayan dindar Müslümanlardan oluşan ve soyun anaerkil bir yapıda devam ettiği Minangkabau ve Kuzey Sulawasi’de kıyı kesimlerinde yaşayan, tarihsel olarak Hindu olmalarına rağmen, çoğunluğu Hıristiyan olan Menadonese (Minahasan).

 

Doğu Adaları

Doğu Endonezya, kıyı kesiminde yaşayan topluluklarla iç kesimlerde yaşayan topluluklar arasındaki kültürel farkı yansıtan geleneksel Melanez kültürünün hâkim olduğu bir bölgedir. Maluku Adaları, dil ve etnik özellik açısından kompleks bir yapıya sahip olsa da bu kültürel özelliği yansıtır. Bu bölgedeki adalar birbirinden farklı etnik özellikli insanlar tarafından iskân edilmektedir. Ambon Adası ve çevre adaların kıyı kesimlerinde ve Ceram Adası’nın batı bölgesinde yaşayan Ambonlular bu kesimlerin tipik yerlileridir. İç kesimlerdeki dağlık bölgelerde yaşayan insanlar da kıyı kesimlerine gelerek yerleşim göstermektedirler fakat kıyı kesimlerinde yaşayan insanların aksine sonradan gelen bu insanlar genellikle balıkçılıkla uğraşmazlar.

İç kesimlerde yaşayan insanlarla kıyı kesiminde yaşayan insanların arasındaki ayrımın en fazla dikkat çekici olduğu yer ise, kıyı kesiminde deniz ticareti yapan ve iç kesimlerde tarım faaliyetleri yapan toplulukların yaşadığı ve oldukça yerel  geleneklere sahip Yeni Gine’nin batı kesimidir. Kıyı kesimlerinde ya da dağ eteklerinde yaşayan halkın Yeni Gine’nin doğu ve güney bölgelerindeki diğer Malenez kültürüyle akrabalığı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, batı adalarından gelen Endonezyalılar kıyı kesimindeki yerel halkla karışıp kaynaşmış olmasına rağmen Asmat ve Dani gibi iç kesimlerde yaşayanlar uzun süre izole kalmışlardır. Bazı gruplar diğer insanlar ve kültürlerle karşılıklı etkileşimin uzak yerlerde yaşamaya devam etmişler. İç kesimlerde yaşan Papualıların çoğunluğu küçük gruplarda halinde yaşayarak, kıyı kesimlerinde yaşayan insanların kültürleri, dilleri ve sosyal yapılarından çok farklı bir yapıya sahiptirler.

 

Çinliler ve Diğer Endonezyalılar

Toplam nüfus içerisinde küçük fakat önemli bir yer teşkil eden Çinliler ülke ekonomisinin bel kemiği olarak kabul edilirler. Çinlilerin birçoğu yüzyıllardır bugünkü Endonezya topraklarında yaşamaktadırlar. Çoğunluğu karışık bir soy ağacına sahiptirler, Çince konuşmazlar, Endonezyalılar gibi soy isimlere sahiptirler. Endonezyalılarla yaptıkları evliliklerle farklı bir lehçe ve kültür oluşturmuşlardır.

Küçük bir grup ise dil, din ve kültür olarak tamamıyla Çinli bir soyağacından gelmektedirler (totok). Çinlilerin çoğunluğu Java ve Sumatra Adalarındaki şehirlerde yaşayıp ticaretle uğraşırlar. Çinliler ayrıca Batı Kalimantan’da önemli bir nüfusa sahiptirler; birçoğu tarım ve balıkçılıkla uğraşır, şehirde insan gücü gerektiren işlerde çalışanlar da vardır. Riau Takımadalarında, birçok Çinli asırlardır devam eden madencilik geleneğini sürdürmektedirler.

Eski Hollanda ve Avrupalı nüfusun çoğu bağımsızlık sonrasında ülkeyi terk etmişlerdir. Bugün, Hindistanlı ve Avrupalı nüfus görece, sayısal açıdan önemli bir yere sahip değildir fakat iş dünyası ve Endonezya toplumunun diğer alanlarındaki etkilerine bakılacak olursa, ülkenin büyük şehirlerinde görünür durumdadırlar.

21. yüzyılın başlarına kadar, Endonezya nüfusu, idari açıdan, yerli (pribumi) ve yerli olmayan  (non-pribumi) olarak iki farklı gruba ayrılmıştı. Bu gruplandırma, Hollanda sömürge yönetimi zamanında yapılan, nüfusu soy bağına göre kategorize etmeye dayalı sistemden kaynaklanmaktaydı. Özellikle Suharto başkanlığı döneminde, non-pribumi terimi, ailelerinin ve kendilerinin ne kadar süredir Endonezya topraklarında yaşadığına bakılmaksızın Çinli olanları ayırmak için kullanılmıştı. “yerel olmayan” etiketi, en nihayetinde bazı Endonezyalıların hükümet, ordu ve akademide önemli görevlere gelmelerinin önünü kesti; pasaport ya da kimlik kartı alabilmelerinde zorluklara neden oldu. Temmuz 2006’da yürürlüğe giren ve önemli bir dönüm noktası olan yasa ile “yerel olmayan” kategorisi kaldırıldı ve Endonezya vatandaşı olarak dünyaya gelmiş ve başka hiçbir ülkenin vatandaşlığını almamış herkes resmi olarak Endonezya vatandaşı olarak kabul edilmeye başladı.

 

Eğitim

Ülke bağımsızlığını kazanmadan önce Endonezyalılar için eğitim olanakları ilk ve ortaöğretim seviyelerinde bile sınırlıydı. Hollanda Sömürge yönetimi birçok Endonezyalı için üniversite düzeyinde eğitim imkanı sağlamadı. Sadece seçilmiş birkaç kişi Hollanda’da lisans eğitimi alabildi. Günümüzde Bandung Teknoloji Üniversitesi olarak bilinen Teknik Üniversite, 1920’de kurulmasına rağmen öğrenci kaydı son derece sınırlıydı. Bağımsızlık ilan edildiğinden bu yana hükümet, herkes için ilköğretim, ortaöğretim ve üniversite düzeyinde eğitime büyük önem vermektedir. 21. yüzyılın başlarında ise Endonezyalıların büyük çoğunluğu okur yazar seviyesine ulaşmış durumdadır.

Eğitim sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığına ait olmakla birlikte diğer bazı devlet organları, özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı, geniş kapsamlı eğitim programları yürütür. Ulusal eğitim sistemi 7 yaşından itibaren başlayarak 6 sene ilköğretim ve 3’er senelik 2 blok halinde 6 senelik ortaöğretimden oluşur. 1990ların başlarından itibaren ilk 9 yıl eğitim zorunlu olmuştur. 1990ların sonundaki ekonomik kriz bir çok çocuğun zorunlu eğitimine engel olsa da, okullaşmanın, sosyoekonomik konumda yükselmek için güvenilir bir yol olmaya başlamasından beri Endonezyalılar aile bütçelerinin büyük bir bölümünü eğitime harcama eğilimindedirler.

Yükseköğrenim onlarca kamu kurumunu ve binlerce özel üniversiteyi kapsamaktadır. Özel üniversiteler 1970lerden itibaren hızla gelişim göstermektedir. Yükseköğrenime kayıt oranları kadın ve erkek arasında eşit paylaşılmıştır. Başlıca üniversiteler ise şunlardır; Bogor Tarım Üniversitesi, Bandung Teknoloji Enstitüsü, Jakarta'daki Endonezya Üniversitesi, Yogyakarta'daki Gadjah Mada Üniversitesi, Makassar'daki Hasanuddin Üniversitesi ve Surabaya'daki Airlangga Üniversitesi'dir. Birçok üniversite lisans üstü eğitim verse de öğrencilerin çoğu doktora yapmak için yurt dışına -özellikle Kuzey Amerika, Avrupa ve Avustralya'ya- çıkmaktadır.

 

Din

Endonezya nüfusunun yaklaşık olarak %90’ı İslam dinine inanmaktadır. Fakat ülkenin birçok farklı bölgesinde, özellikle Flores, Timor, Kuzey Sulawe, Kalimantan’ın iç kesimleri ve Moluka’da Hıristiyanlara rastlamak mümkündür. Çoğunluğu protestan ya da herhangi bir kiliseye bağlı olmayan Hristiyanlardan oluşmakta olup geri kalanlar ise Roman Katoliktir. Şehirlerde yaşayan birçok Çinli Katoliktir fakat bazıları Budizm ve Konfüçyanism bazıları da bunların Hristiyanlıkla harmanlanmış bir formuna inanmaktadır. Hinduların sayısı, Bali’de yaygın inanç olması ve Lombok’ta mensuplarının bulunmasına rağmen, nüfusun %2lik kısmından daha azdır. Yerel dinler ise, yaşam alanlarında uzak yerlerde varlıklarını devam ettirmektedir.

 

Ekonomi

Endonezya, 20. yüzyılın ortalarından bu yana dünya ekonomisinde mütevazi bir rol oynamıştır ve önemi boyutundan, kaynaklarından ve coğrafi konumundan daha fazla teminat veriyor görünmektedir. Ülke, ham petrol ve doğalgazın önemli bir ihracatçısıdır. Buna ek olarak, Endonezya kauçuk, kahve, kakao ve palmiye yağı konusunda dünyanın önde gelen tedarikçilerinden biridir; aynı zamanda şeker, çay, tütün, hindistan cevizi ve baharat (örneğin karanfil) gibi geniş bir ürün yelpazesi üretir. Neredeyse tüm hammadde üretimi büyük arazilerden gelir. Petrol ve diğer minerallerin birikimi için yapılan yaygın araştırmalar, genel kalkınma fonlarına önemli katkıda bulunan bir dizi büyük ölçekli projeye neden olmuştur.

 

Kaynaklar

Endonezya çok büyük ve henüz işlenmemiş birçok maden yatağına sahiptir. Madencilik, petrol ve doğal gazın ekstraksiyonu da dahil olmak üzere, ülkenin GSYİH'sının yaklaşık olarak onun onda birini oluşturmaktadır ve ihracat ve vergilendirme yoluyla, döviz kazancı ve kazançlarına büyük oranda katkıda bulunmaktadır. Bununla birlikte, madencilik endüstrisi işgücünün yalnızca küçük bir bölümünü istihdam etmektedir.

Petrol, doğalgaz ve kömür dahil olmak üzere fosil yakıtlar önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır. Bunlar başta Sumatra ve Kalimantan olmak üzere, Java ve Güney Çin Denizlerin’deki kıyıdan uzak bölgelerde üretilmektedir. 1968'den itibaren rafineri üretimi kamuya ait petrol şirketi Pertamina'nın elinde olsa da, yabancı petrol şirketleri üretim paylaşımı formülü ile faaliyet göstermektedir. 20. yüzyılın son on yılından itibaren Endonezya, dünyanın önde gelen ihracatçılarından biri olmak için kömür üretimini büyük ölçüde genişletti. Bununla birlikte sıvılaştırılmış doğal gazın satışı da giderek önem kazanmaktadır. Endonezya'nın maden kaynakları, hidrokarbon rezervlerine ek olarak ekonomiye önemli katkı sağlamaktadır. Ülke, dünyanın en büyük kalay üreticilerinden biridir.

 

Ticaret

Endonezya, petrol ve petrol ürünlerinin uluslararası olarak tedarikçisi haline gelmiştir; kauçuk ürünler; konfeksiyon, ayakkabı ve tekstil; ağaç ve ağaç ürünler (kağıt dahil);makineler ve çeşitleri (otomobil dahil); ve elektronik ürünler gibi diğer emtialar. Birincil ithalat petrol ve doğal gaz, makine, kimyasallar, metaller ve ulaşım araçlarını içermektedir. Endonezya'nın en önemli ticaret ortakları Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Singapur, Çin, Güney Kore, Tayland, Malezya ve Avustralya'dır.

 

Siyasal Sistem

Endonezya Cumhuriyeti, bugünkü Sumatra Adasının Sabang isimli bölgesinden Papua’daki Merauke’ye kadar uzanan topraklarda ya da bir diğer adıyla eski Hollanda Doğu Hint Adaları üzerinde egemenlik hakkını ilan ederek 1945 yılında kurulmuştur. Hollanda’nın bu bölgenin önemli bir kısmını (Papua’yı da kapsayacak şekilde) hala elinde tutuyor olması nedeniyle, Hollanda’ya karşı bağımsızlık mücadelesinin kalesi hükmündeki Yogyakarta, geçici olarak başkent ilan edilmiştir. 1949’da bağımsızlık mücadelesi kazanılmış ve Endonezya Birleşik Devletleri kurulmuştur. Federal sistem çok uzun sürmemiş ve 1950’de federe devletler oy birliğiyle üniter ve daha merkezi bir hükümet kurulmasına ve de yeni devletin isminin Endonezya Cumhuriyeti olmasına karar vermişlerdir. Kuruluş aşamasında yaşanan bazı zorluklardan sonra, 1945 Anayasası başkanlık kararnamesi ile yeniden onaylanmıştır. 21. yüzyılın başında, reform döneminde önemli düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen 1945 Anayasası Endonezya’da yönetimin temel prensiplerini oluşturmaktadır.


Asvi Warman Adam, Goenawan Susatyo Mohamad, James F. McDivitt, John David Legge, Oliver W. Wolters, Thomas R. Leinbach, “Indonesia” Encyclopædia Britannica, inc. 20 Nisan, 2017.




Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi
. . .